ATATÜRK Fransızca Konuşurken

516

11 Ocak 2011 Salı, 19:42 tarihinde yüklendi

Bu videoya yapılan yorumlar

Kadir Aytaç
aliii hala konuşuyorsun bizde müslüman
deyiliz neolcak itlik yapma artık gece gece

Ali Nadir Kurt
Ulen götler ALLAH kitap bilmiyenin zaten böyle
pislik küfürlerden baska ne yazabilirlerki,iste
sizin acizliginiz.beton kemalin bu millet ne bok
oldugunu ögrenecek,siz götünüzü
yirtsanizda,Kerem denen orosbu cocugu senin anani
beton kemal sikmis gibi uluyorsun.Kafiri
destekleyen kafirdir betonlar,,,,,,

Kadir Aytaç
aliiiiiiii illaki gel bana küfür et diyon puşt
sanane lan it müslüman deyilse deyil sanane sen
git namazınıkıl köpeklik yapma burda

Kerem Can Akgün
oooooo kadir bey gelmiş kadir benden duymuş
olma ama bu ali iti varya topmuş ve sana vercek
oğlum cidden bak innn bana ben böle itleri
tanırım sen sor yok derse gel yüzüme tükür
sorbi toppppppppppp ali top hehehehehe

Kadir Aytaç
nediyon kerem salakmısın oğlum sen topla
tüfekle ne işimiz olur bizim birinize patlıycam
artık

Kerem Can Akgün
kadir inn bana diyorumya mesaj attı bana kadire
vercem dedi ben itleri kayde almadığm için sik
gitsin kadir ne olacak sevap işliycen top ali top
ali hehehehe ali topu tut top ali top ali
kızın varsa bn ona kayarım kadir de sana
hehehehe

Kadir Aytaç
ne oluyor burda vercem mercem ali muabete bak ya
neyinize küfür edeyim ben top olmuş ortalık
şunlara bak ya

Kerem Can Akgün
ali kuçu kuçu bak erkeğin geldi yapcam
aranızı diyorum sana ya bana bırak sen ercen
muradına kadir sana bişey söleyimmi bu aliyi
sen sike sike doyuramazsın yannda bi
arkadaşınıda al senden sonra o devam eder
hehehehehehehehehe

Kadir Aytaç
siktirin gidin lan ikinizde iki top birbirinizi
sikin göt ali nezaman vereyim dedin bende seni
adam diye şuna bakya kadire vereyim dedimde
istemedi diyor

Ali Nadir Kurt
Mustafa kemal atatürk hakkında bazı
bilinmeyenler1- Soyadı kanunu çıktığında
Mustafa Kemal kendine kısa ve sade bir soyadı
seçmi...şti aslında. Daha sonra TBMM'nin
önerisiyle Atatürk'ün soyadı ona layık
görüldü. Kendi seçtiği soyadı - öz -2...-
1935 yılında okullarda okutulmak üzere bir
kitap yazdı - Geometri -3- Cumhuriyet döneminde
Mustafa Kemal Atatürk Hiçbir yabancı ülkeye
ziyarette bulunmadı4- Ölümünden sonra,
1953'te Anıtkabir'e nakledilinceye
kadar Etnoğrafya Müzesine defnedilmiştir5-
Mustafa Kemal Atatürk TBMM'nin kurulmasıyla
Meclis Başkanı görevine seçilmiştir6- Mustafa
Kemal Atatürk, 1925 yılında hiçbir şey
yetişmez denen Ankara'nın çorak
topraklarında tamamen kendi geliriyle bir arazi
satın alıp çiftçiliğe girişir. Sonradan
Atatürk Orman Çiftliği adını alan bu
çiftliğin ilk adı Gazi Çiftliği7- Çanakkale
Savaşı'nda Anafartalar Grup Komutanı
olarak bölgedeki tüm birliklere komuta ettiği
dönemde rütbesi Miralay (Albay)8- Mustafa Kemal
Atatürk TBBM'de Ankara milletvekiliydi9-
Mustafa Kemal Atatürk gerçek doğum günü
bilinmemektedir. Ancak resmi olarak bir doğum
günü seçmiştir 19 Mayıs10- Mustafa Kemal
Atatürk 4 defa cumhurbaşkanı seçilmişt

Ali Nadir Kurt
Kadir bey o orospu cocugu öyle yazdigi icin
bende girgir olsun diye yazdim.

Kadir Aytaç
ali benm ismi kullanar yazma sikerim topunuzu bi
arkadaş görrse neder ha bırak bu işleri
atatürk ne yaptıysa iii yapmış bu snn zoruna
gitsede bu böle

Kerem Can Akgün
hım baksen ali tamm kadir sikme bunu
yapmıyorum lan aranızı köpek olarak kal senide
sokak köpekleri siker artık gır gır olsun
diyymiş istiyorsun it niye inkar ediyorsun
yiyycen şeyi düşün inkar etme istiyormde
bitsin it ali

Ali Nadir Kurt
Atatürk 1935`te Dil bayramı vesilesiyle
gönderdiği telgrafta imzasını Mustafa Kamal
olarak atmıştı. Neden mi? Çünkü dilede
özelleştirmenin zirveye çıktığı 1935`te
Yusuf Ziya (Özer) ve Naim Hazım (Onat)
Atatürk`ü Kemal adnın Arapça`dan
Türkç...e`ye geçtiği orjinal halinin Kamal
olduğuna ikna etti. Taraf`ın tarihçi yazarı
Ayşe Hür yazdı: Senin adın Mustafa Kamal
olsunKEMALİZM NASIL DOĞDU İKİ GÖRÜŞAli Naci
(Karacan) 2 Aralık 1930 tarihli İnkılâp
gazetesinde “Rusya’da Nasıl Komünizm
İtalya’da nasıl Faşizm varsa bizde de
Kemalizm olmalıdır” diyerek ilk kez
Kemalizm’i bir ideoloji olarak tanımlamıştı
Kemalizmin nasıl doğduğu konusu sıkça
tartışıldı. Bu konuda iki görüş vardır.
Bazıları terimin Mustafa Kemal’in
sağlığında, hatta bizzat kendisi tarafından
icat edildiğini söyler, bazıları ise bunun
1938 sonrasında, hatta yakın tarihlerde icat
edildiğini ileri sürerler. Birinciler böylece
Kemalizm’in ne kadar ‘sahih’ ve ‘muhkem’
bir ideoloji olduğunu gösterdiklerini
düşünürler, ikinciler ise, Tek Parti
Dönemi’nin çeşitli hatalarının
‘Kemalizm’ adı altında Mustafa Kemal’e
maledilmesinin ağırlığından kurtulmaya
çalışırlar. Peki, gerçek nedir?İyonya ve
Kemalistan‘Kemalizm’ teriminin ön cülü olan
‘Kemalist’ terimini ilk kullananlar
Türkiye’deki yeni rejimi tanımlamaya
çalışan yabancı siyaset adamları ve
gazetecilerdi. Örneğin 1919’da Lord Curzon
yeğeni Yarbay Rawlinson’a yazdığı mektupta
“Kemalistlerin nasıl barış şartları elde
etmeyi umduklarını” araştırmasını istiyor,
Kasım 1920’de Sir Horace Rumbold “Kemalistler
Ermenistan’ı işgal ettiler” diye yazıyor,
1921 yılında The Times gazetesinde Anadolu’nun
işgal altında olmayan kesiminden
‘Kemalistan’ (Yunan işgalindeki bölgeden
‘Ionya’) diye söz ediyordu. 1929’da
imzalanan Türkİtalyan Antlaşması’ndan söz
eden İtalyanca bir makalenin adı “La Turchia
Kemalista e il patto İtalo-Turco” idi. Kemalist
tanımlamasından hareketle, bir ideoloji olarak
Kemalizm terimini ilk kullananlar da
yabancılardı. Örneğin 1930 tarihli İtalyanca
bir başka makalenin başlığı “Fascismo e
Kemalismo” idi.İdeoloji ihtiyacı

Ali Nadir Kurt
uriyeti’ndeki Kemalizm tartışmaları ise 1930
yılında başladı. Dilbilimci Ahmet Cevat
(Emre), 1928-1933 yılları arasında
çıkardığı Muhit dergisinin Temmuz 1930
tarihli sayısında “Kemalizm doktrin olarak,
bütün siyasi prensipleri malum bir de...mokrasi
mektebidir” demiş, Mustafa Kemal’in gençlik
arkadaşı Ali Fethi Okyar’a kurdurduğu ve 99
gün sonra kapattırdığı Serbest Fırka
etrafında kopan siyasi tartışmalar sırasında,
bugünkü Milliyet gazetesinin kurucusu Ali Naci
(Karacan) 2 Aralık 1930 tarihli İnkılap
gazetesinde “Rusya’da nasıl Komünizm
İtalya’da nasıl Faşizm varsa bizde de
Kemalizm olmalıdır” diyerek Kemalizm’i bir
ideoloji olarak tanımlamıştı. Dönemin Adalet
Bakanı Mahmut Esat (Bozkurt) Bey ilk kez Kasım
1932’de İzmir’de yayımlanan Anadolu
gazetesinde ‘Kemalizm’ terimini kullanırken,
1933’ten sonra İstanbul Üniversitesi’nde
verdiği ‘Devrim Tarihi’ derslerinde de sık
sık Kemalizm’den söz edecekti. Ancak Ocak
1932-Ocak 1935 tarihleri arasında, aylık olarak
yayımlanan Kadro dergisinin çoğu sosyalist
eğilimli düzenli yazarları (Şevket Süreyya
Aydemir, Vedat Nedim Tör, Burhan Asaf Belge,
İsmail Hüsrev Tökin, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
ve Mehmet Şevki Yaman) bir doktrinden söz
etmekle birlikte bunu Kemalizm olarak
adlandırmakta çok isteksiz davrandılar. Sadece
Falih Rıfkı (Atay) misafir olarak yazdığı
birkaç yazıda Kemalizm terimini kullandı.
Diğer yazarlar daha çok ‘Türk İnkılâbı’
demeyi tercih ettiler. Adı bile geçmeyen önder
1932’de Kadro ideolojisini ortaya koyan
İnkilâp ve Kadro adlı eserinin sadece bir
yerinde, Gazi unvanının nereden geldiğini
açıklayan bir dipnotta Mustafa Kemal’in
adını zikreden Şevket Süreyya, eserde adının
geçmediği Mustafa Kemal’e söylendiğinde onun
şöyle dediğini kaydeder: “Elbette olmayacak,
onlar beni değil eserimi izah ediyorlar.”
Ancak, iki yıl sonra, Kadro‘nun bizzat Mustafa
Kemal’in emriyle kapatıldığını
anımsayınca Gazi’nin göründüğü kadar
hoşgörülü olmadığından
kuşkulanabiliriz.Aynı yıl açılan
Halkevleri’nin yayın organı olarak 1933’te
çıkarılmaya başlanan Ülkü Dergisi, Recep
Peker’in ön cülüğündeki kadrosuyla
Kemalizm’in teorisyenliğine girişti. 1934
yılında İçişleri Bakanlığı tarafından,
Türk kültürü ve Türkiye Cumhuriyeti’ni
dış ülkelere tanıtma amacıyla çıkarılan
üç dilli (Almanca, Fransızca, İngilizce) La
Turquie Kemaliste dergisi bu çalışmaların
ürünüydü.Doktrine gidersek donarız!

Ali Nadir Kurt
ket Süreyya’ya göre, Kadrocular’dan Yakup
Kadri Karaosmanoğlu, 1935 yılında Atatürk’le
yaptığı bir görüşme sırasında “Paşam
partinin bir doktrini yok” demiş, Atatürk de
“Elbette yok çocuğum, eğer doktrine gidersek
hareketi dondururuz” diye ...cevap vermişti.
Yıllar sonra (13 Kasım 1970) Milliyet
gazetesinde yayımlanan bir röportajında Yakup
Kadri, bu konuşmadaki ‘doktrin’
sözcüğünü ‘ideoloji’ olarak
hatırlayacaktı. Bu anekdot, günümüze kadar
Atatürk’ün ideolojilere karşı olduğuna
kanıt olarak kullanıldı. Bu iddianın doğru
olmadığını, CHP’nin, Atatürk’ün
başkanlığında 9-16 Mayıs 1935 günlerinde
toplanan Dördün cü Büyük Kurultayı’nda
kabul edilen programın giriş kısmına bizzat
Atatürk tarafından yazılmış şu ifadelerden
anlarız: “Cumhuriyet Halk Partisi’nin
programına temel olan ana fikirler, Türk
devriminin başlangıcından bugüne kadar
yapılmış olan işlerle, yalın olarak ortaya
konmuştur. Bundan başka, bu fikirlerin
başlıcaları, 1927 yılında parti kurultayınca
kabul olunan tüzüğün genel esaslarında ve
Genel Başkanlığın, aynı kurultayca onanmış
olan bildiriğinde ve 1931 kamutay seçimi
dolayısıyla çıkarılan bildirikte
saptanmıştır. Yalnız birkaç yıl için
değil, geleceği de kapsayan tasarılarımızın
ana hatları burada toplu olarak yazılmıştır.
Partinin güttüğü bu esaslar Kamalizm
prensipleridir.”“Kamalizm bir dindir!”1936
yılında Edirne Milletvekili Şeref Aykut
tarafından yayımlanan, üst başlığı
‘Kamalizm’, alt başlığı ‘CHP Partisi
Programının İzahı’ olan kitabın önsözüne
göre “Türk devrimini son asırların
değişikliklerini hazırlayan fikirlerle ve daha
sonraları yürüyen göğdelen Rasyonel,
Sosyolojik, Marksist, Faşist rejim ideolojileri
ile izaha çalışmak da fazla iş olur. Kamalizm
bunların üstünde yalnız yaşamak dinini
aşılayan ve bütün prensiplerini ekonomik
temeller üzerine kuran bir dindir. Ötekilerinde
uluslara ve insanlığa zorla ve ağır basarak
sarkan ve seken yerler pek çoktur. Kamalizm,
inana damga vurarak kalkınmış değildir.
İnanı gönülleri kazanarak yaratmış ve
yükselttiği için yükselmiştir. Amaçladığı
gaye de ulusun kalkınma davasıdır. Bunu
yürüten de hiç şaşmıyan ve şaşırtmıyan
say duyduk selim akıldır.” Atatürk’ün bu
kitap yayımlanırken sağ olduğunu ve bu tanıma
bir itirazının kayda geçmediğini
hatırlatalım.Özadı: KamalNeden bu belgelerde
‘Kemalizm’ değil de ‘Kamalizm’ terimi
kullanılmış derseniz; Dilde özleştirme
akımının zirveye çıktığı 1935 yılının
başlarında iki dilbilimci Yusuf Ziya (Özer) ve
Naim Hazım (Onat) Atatürk’ü, Kemal adının
Arapçadan Türkçeye geçtiği, sözcüğün
orijinal halinin Kamal olduğuna ikna etmişlerdi.
Nitekim Atatürk 3 Şubat 1935’te Dil Bayramı
vesilesiyle gönderdiği telgrafta imzasını
‘Mustafa Kamal’ olarak atmıştı. 4 Şubat
1935 tarihli Anadolu Ajansı bülteninde ise durum
şöyle açıklanıyordu: “İstihbaratımıza
nazaran, Atatürk’ün taşıdığı Kamal adı
Arapça bir kelime olmadığı gibi Arapça Kemal
kelimesinin delalet ettiği manada da değildir.
Atatürk’ün muhafaza edilen özadı, Türkçe
‘ordu ve kale’ manası olan Kamal’dir.” El
yazısıyla notParantezi kapatıp devam edelim.
1937 yılında Türkleştirme akımına uyum
sağlamak için ‘Tekin Alp’ adını alan Moiz
Kohen, Paris’te Kemalizm’i bütünsel bir
doktrin olarak tanımlamayı amaçlayan Le
Kemalisme adlı eserini yayımladı. Aynı yıl,
özleştirme çalışmaları kapsamında,
CHP’nin 1935 programını elden geçiren
Atatürk, 1937’de bizzat el yazısıyla program
taslağının üzerine şöyle bir not düştü:
“Bunlardan başka 1935 Kurultayınca saptanan
fikirler de bu programa ulanmıştır. C.H.
Partisinin güttüğü bütün bu esaslar,
Kamâlizm prensipleridir.”8 Kasım 1937’de
yeni atanmış Başbakan olarak, TBMM
kürsüsünde bir konuşma yapan Celal Bayar,
defalarca ‘Kemalizm’ ve ‘Kemalist rejim’
ifadelerini kullanarak, mesajı aldığını
gösterdi.Kemalizm’in son demleri29 Ekim
1938’de CHP’nin yayımladığı On Beşinci
Yıl Kitabı‘nda, “Bu program bugünkü ve
yarınki cumhuriyet nesilleri için inan
esaslarını anlatan ve Kemalizm’in ortaya
koyduğu ve Partinin bayrağında kırmızı zemin
üzerinde altı beyaz okla temsil ettiği altı
ehemmiyetli vasfı ihtiva eder” denir ancak 10
Kasım 1938’de Atatürk’ün vefatından sonra
Cumhurbaşkanlığı’na seçilen İsmet İnönü
tarafından 11 kasımda hükümeti kurmakla
görevlendirilen Celal Bayar, TBMM’deki
konuşmasında Atatürk adını sadece altı kez
anacak, bir kerecik de ‘Kemalist rejim’
diyecektir. Atatürk’ün kaleminden çıkan 1937
tarihli taslak CHP’nin 1 Haziran 1939
tarihindeki Beşinci Büyük Kurultayı’nda
kabul edildiği için “Kemalizm prensipleri”
Atatürk’ün ölümünden sonra da varlığını
korumuş gibi görünürse de, bu tarihten sonra
bir istisna dışında, siyasi liderlerin veya
önemli aydınların ağzından bir daha Kemalizm
lafı duyulmamıştır. Sadece Falih Rıfkı bir
yıl kadar süreyle Ulus gazetesinde yazdığı
yazılarda Kemalizm terimini kullanır. Bu
yıllarda La Turquie Kemalist gazetesinin
yayımının durdurulduğunu da ekleyelim.Neo
Kemalist darbecilerHaziran 1943’teki CHP
Altıncı Büyük Kurultayı’nda partililer
“Kemalizm prensipleri” ifadesini gereksiz
bulurlar ve programdan çıkarırlar. 27 Mayıs
1960 darbecileri “Atatürk Devrimleri” diyerek
terime yeni bir şekil verirler. İsmet İnönü
1962’de “Atatürk Islahatları” terimini
kullanır. 12 Eylül 1980 darbecilerinin akıl
hocalarından Hukuk Profesörü İsmet
Giritli’nin, Atatürk’ün 100. doğum yılı
vesilesiyle, Genelkurmay Başkanlığı
tarafından 1981 yılında yayımlanan ve tüm
eğitim kurumlarında okutulması tavsiye edilen
kitapta yer alan şu ifade 1980 sonrasına egemen
olan zihniyeti anlamamıza yardım eder sanırım:
“Atatürk’ün 100. Doğum Yıldönümünde
Atatürkçülük- Kemalizm’in bir ideoloji
olarak oluşturulması ve ideolojik arayış
içinde bulunan toplumumuzun ve gençlerimizin
ulusal bir ideoloji etrafında birleştirilerek,
Türkiye’ye ve Kemalizm’e düşman çevrelerin
ideolojik tuzaklarına düşmekten kurtarılması
büyük önem taşımaktadır.” TARAF

Kadir Aytaç
şimdi snn yapıştırma yaptığn şeyinde
amına koycam snnde iyi yapmış lan it ne
ispatlamaya çalışıyon atatürk bizim
hayatımız hayatımız bunu sok beynine

Ali Nadir Kurt
EMALİZM’İN KÜRT KANADI: ABDULLAH ÖCALAN VE
PKK.fatihtezcan@hotmail.com24.11.2009GİRİŞ.
.. ‘Türk Modernleşmesinin Mimarı’ olarak
lanse edilen Kemal Atatürk’ün ve ‘Kürt
Direniş Hareketi Lideri’ kisveli Abdullah
Öcalan’ın, ‘Hazreti Muhammed ve İlk
Vahiy’ konularına hangi açıdan
baktıklarını tavzih etmeye
çalışacağız.Bizi buna teşvik eden, her iki
lidere bağlılıklarını defaten iddia ve ispat
eden iki askeri yapının, Tsk ve Pkk’nın,
İslam’ın şehadet, infak, kurban ve hatta
vatan sevgisi kavramlarını tüketesiye
kullanmaları olmuştur.Türkiye’de bir
asırdır kurulan Kemalist baskı o boyutlardadır
ki, Yalçın Küçük, Abdullah Öcalan’ın
Kemalist olduğunu defaten vurgularken, Abdullah
Öcalan Roj Tv’deki konuşmalarında Mustafa
Kemal’e övgüler yağdırırken dahi şu
makalenin içeriğine benzer bir fikir beyanı
genelde söz konusu olamamaktadır.

Kerem Can Akgün
hoşttttttttttttt bu sayfadan köpekkkkkkkkk
senii top seni yürüüüüüüüüüü

Ali Nadir Kurt
ha ilk cümlede şunun altını çizmeliyim ki,
şahsen, Türkiye`de Mustafa Kemal Atatürk`ün
‘dinî inanış formu’ kadar üstüne
spekülasyon yapılan bir konu daha
bilmiyorum.Üstelik bu, aradaki bir asıra yakın
zamanda ortaya çekilen tüm perdelere ra...ğmen,
kısa bir araştırmayla ortaya çıkabilecek
kadar ne bir konuyken...Bu arada, bahsettiğim
araştırmayı yapacak araştırmacının sahib
olması gereken en önemli hasletin `samimiyet`
olması gerektiğinin hakkını vermeliyim.Aksi
takdirde sahib olunan mezheb, meşreb, fraksiyon,
perspektif yapılan araştırmaya
karıştırıldığına...İşte o zaman iş Arap
saçına dönüyor ve içinden çık-art-ılmaz
bir hal alıyor...Atatürk’ün hayalindeki
‘Türklük Dini’ gayet spekülasyona ve
sömürüye açık bir Arap saçına
çevirildiğinde bu karmaşıklığı, menfaati
icabına kullanmak artık sömürgenin maharetine
kalabiliyor.‘Türklük Dini’ dedim evet,
yanlış okumadınız; Kemalizm’in
kurucularından Munis Tekinalp, Kemalizm’in ilk
kurucu ve propagandatif metinlerinden Kemalizm
adlı kitabında da öyle diyordu...Asıl adı
Moiz Cohen olan Tekinalp’in, Atatürk döneminde
yazdığı bu kitaptaki ifadesi aynen şöyledir:
Türk’ün Dini Kemalizm’dir.‘Kemalizm
nedir?’ diye şöyle bir baktığınızda ise
pozitivizm, sekülerizm ve pragmatizm üçgeninde
harmanlanan bir Ulusçuluk karşımıza
çıkıyor.Türk Ulusu’nu ‘insanlığın
kurucu ulusu’ zan eden perspektif, aynı
zamanda ‘Allah fikrinin’ de Türkler
tarafından ‘uydurulduğunu’ ifade etmiş
oluyordu.Mustafa Kemal’in büyük övgülerine
mazhar olmuş ve Kemal Paşa tarafından
vazifelendirilmiş İzmirli İbrahim Hakkı’nın
Hazreti Adem’i de Hazreti İbrahim’in de
Hazreti Muhammed’in de Türk olduğunu iddia
etmesi biraz bundandır...Moic Cohen isimli bir
Yahudi’den(Munis Tekinalp) veya bir hocadan
değil Mustafa Kemal’den bahset diyorsanız, bir
cümle daha mühlet istiyorum:Mustafa Kemal
Atatürk’ün Din’e inanmamasından dem vuran
bir insan, eğer samimi ise, evet, bunun doğru
olduğunu ifade edebilmeli, ancak, bunun neden
böyle olduğunu, hadi daha açık ifade edelim,
İslam’dan, Kur’an’dan, Hazreti
Muhammed’den, Asrı Saadet’ten Osmanlı
İmparatorluğu’nun son dönemine ve Mustafa
Kemal Atatürk’e gelene kadar geçen 13 asırda
İslam’ın ne gibi yanlış formlara
sokulduğunu ve nasıl uydurma normlarla
doldurulduğunu da ilan ve izah etmelidir!Allah
tarafından işaret edilen Maksadullah/İslamî
hedefler yerine İnsanlar tarafından
putlaştırılan işaret parmaklarını itiraf
etmelidir!Mustafa Kemal’in Allah’a ve dinlere
inanmadığı gerçeğini ifade ederken ‘durumu
öncesi ve sonrasıyla ele almadıkça’ objektif
omuş olamayız. Mustafa Kemal’in zamanı ve
öncesi Osmanlı İmparatorluğu’nda Dine
İnanış şeklidir. Sonrası ise 1939’da
başlayacağı ifade edilen ve Hıfzı Veldet
Velidedeoğlu ve Osman Nuri Çerman’ın
örnekliğini oluşturduğu İbadet
Devrimi’dir.Hani şu, Kemalizm’in ‘eksik
kalan’ iki devriminden birisi...Konunun nasıl
dallanıp budaklanmak için can attığı
ortadayken, sözü aşağıdaki sayfalarda
göreceğiniz sözlere bağlamanın zamanı
geldi...Araştırmalarım sırasında ilk önüme
çıkan belgelerden birisi olan bu sayfalar ve bir
kitap, aslında mevzunun ana damarı gibidir...Bu
sayfaların ait olduğu kitap, Atatürk
döneminde, 1931 senesinde, Lise 2.sınıf Tarih
derslerinde okutulan kitaptır.Mustafa Kemal
Atatürk, tamamını tashih ettiği kitabın
ilgili kısmının TAMAMEN kendisine
bırakılmasını emretmiş ve aynen böyle
olmuştur.Osmanlı Subayı olduğu dönemde gayet
`pragmatist/yararcı` bir üslubu muhafaza eden
Mustafa Kemal`in `Atatürk` olduktan sonra buna
fazla gerek görmediğini biliyoruz.Ancak yine de
bir milletin liderliğine oynayan bir kimlik
olarak Osmanlı Subayı Kemal’in her zaman her
yerde Atatürkleşmediğini de biliyoruz.Yerine
göre bir ‘Fransız’ kadar devrimci ama yerine
göre karşı olduğu Din kadar
‘tedrici’dir.İşin sırrının ipucunu
verebilirim...Mustafa Kemal Atatürk’ün Allah,
İslam, Kur’an, Hazreti Muhammed’in
peygamberliği konularındaki ‘samimi ve
gerçek’ görüşlerini öğrenmek isteyen,
‘eşyanın tabiatı gereği’, Atatürk’ün
güçlü olduğu dönemde ve ‘gençlere olan
hitaplarına’ bakmalıdır...Çocuklar ve
gençler yeni nesil demektir ve bir devrimci’nin
bütün hayali, planı, projesi gençlik ve yeni
nesil üstüne kuruludur...“Öğretmenler! Yeni
nesil sizin esriniz olacaktır!” dedikten sonra
Türk Ocakları’nda bir tane bile
‘Müslüman(Tercih ve kararlarında İslami
Perspektif’i önemseyen) Öğretmen’
yetişmemesi, Köy Enstitüleri’nin ‘Din
Düşüncesi’nden arındırılmış Köy’
muhayyilesi üstüne kurulmuş olması verilecek
yüze yakın örnekten sadece bir
kaçıdır...Kısacası, konu Yeni Nesil
olduğunda Kemalizm Dini’nin İslam Dini’ni
‘kendi anladığı şekilde’ yorumlamaktan ve
bunu kitaplara dökecek kadar izhar etmekten
çekinmediğini görmek, şaşırtıcı
gelmemelidir.Unutmamalı ki Türkiye Cumhuriyeti
gökten zembille inmemiştir ve yani Osmanlı
Halkı olmuştur Türk Halkı ve hatta Ulusu!
Aşağıdaki satırları Osmanlı atmosferinden ve
zor dönemden yeni çıkan halka anlatmanın ve
iknaya çalışmanın manasızlığını irade
eden Eegemen Kemalist Zihniyet gençliği
İslam’ı kabul etmeyen Kemalist devrimin
etrafında toplamaya azimliydi ve okuyacağınız
satırlar, bu bağlamda serdedilmiş deist ve
ateist perspektifin argümanlarıdır.Bu
söylemlerin çok daha sertleri de var ama bu
kitap, Devlet Başkanı döneminde ve onun elinden
çıkması itibariyle önem arz
etmektedir.‘Mustafa Kemal’in dine bakışı’
konusunda net fikir verir, üzerinde tartışma
yoktur, Kemalistlerce de kabul edilmektedir.Öyle
ki, Doğu Perinçek’e bağlı olan Kaynak
Yayınları bu kitabın tıpkıbasımını
yapmış durumda ve ben ‘herhangi bir
değişiklik var mı?’ kuşkusuna istinaden
yaptığım karşılaştırmada gördüm ki,
gerçekten ‘tıpkıbasım’dır.Orjinalini
görmek isteyenlerin kütüphanelere,
tıpkıbasımını görmek isteyenlerin ise Kaynak
Yayınları’na müracaati yeterli, bu kolay
olan...Zor olan ise, ‘Allah’la Aldatmak
başlığı’ altında, millete Atatürk’ü
sanki Allah’a ve Resulu’ne , Kur’an’ın
Allah’tan geldiğine iman eden bir
Müslümanmış gibi anlatarak hem Allah’la hem
de Atatürk’le aldatanların kitabının ‘best
seller’ satabildiği şu memlekette,
Atatürk’ü seven ama Kemalizm Dini’ne mensub
olmayan insanlarımızı incitmeden işin iç
yüzünü izah edebilmek...Biz şimdilik bu
vesikayla yetinelim, Allah nasip ederse, ileride
onu da yapabiliriz...Bunun Türkiye Toplumu’nun
iç barışını tesis etmesinde ne kadar önemli
olduğunu tarife lüzum var mı, bilmiyorum...

Kerem Can Akgün
top ali ali topu tut top ali top köpek ali
köpek yuvarlak ali yuvarlak hehehehehehehehe

Ali Nadir Kurt
orum:Hiçbir izah, ‘Kamal’ Atatürk’ün,
dini inanışını veyahut yaşayışını veya
kendisine olan eleştiri ve karşı
çıkışlarını beğenmediği insanları,
İskilipli Atıf gibi darağaçlarında
asmasını, Rize’yi Hamidiye’ye, Tunceli’yi
Sabiha Gökçen’e bo...mbalattığı gibi
cezalandırmasını, Savaşta yardım istediği
Kürtler’le arasına koyduğu İslamÎ
hassasiyetleri gözetmemesi üzerine patlak veren
ve günümüze kadar İngiliz Oyunu olaak
dezenformasyona uğratılan Şeyhd Said
İsyanı’nı 17 bin kişiyi katlederek
bitirmesini temize çıkaramaz!Ben, bunlara çok
fazlasına imza atan Mustafa Kemal Atatürk’ün
‘Diktatöryal tarafını’ tartışmıyorum
veya tartışalım demiyorum, zaten kendisi de
‘ben ulusum için diktatörlük yaptım’
mealinde demeçler vermiştir, tartışmaya açık
bir konu olduğu kanısında dahi değilim, ‘tek
adam’ modasının hüküm sürdüğü dönem
itibariyle konu hakkında herhangi bir soru
işaretimiz yoktur.Hatta Lise 2.Sınıf Tarih
Kitabı’ndan yani ‘orjinalinden’
okuyabileceğiniz satırlardaki üslubun ne kadar
ikinci sınıf ne kadar subjektif, bağnaz ve
saygısızca olduğunda da bir soru işaretim
yok!Ben, Atatürk’ün Din’e bakışının
analizini yaparken, annesinden cinsel tercihlerine
uzanan bir dizi gevezeliğin bir asıra yakındır
matah bir şeymiş, konuşulacak lafmış gibi
konuya dahil edilmesini, kelli felli adamların
dahi konuyu bu sığlıklara indirmesini, Kuranî
ve İslamî olmayan ve Atatürk’ü bir ‘vatan
kurtaran kahraman’ olarak belleyen insanları
gereksiz yere incitici bu usulun acilen terk
edilerek, ‘Mustafa Kemal Atatürk Neden Din’e
Karşı Oldu?’ sorusunun samimiyet ve hakkaniyet
dahilinde cevaplanması gerektiğini
düşünüyorum.Bu cevapta Fransız
İhtilali’nden fışkıran pozitivm de
olmalıdır, Sabetayizm de!Bu cevapta Ceatani
Oryentalizmi de olmalıdır Hurafeci Din
Anlayışı da!Ama en önemlisi...Bu cevapta, bir
tarafta Allah adına Din uyduran Din
Mafyası’nın diğer tarafta Kemalizm’i Din
gibi kabullenmiş Kemalist Dikatorya’nın
mengenesinde sıkışmış milletin uyanışına,
aydınlanışına ve uzlaşına tutulacak ışık
olmalıdır!Fatih Tezcan
fatihtezcan@hotmail.com

Ali Nadir Kurt
Okunda beton kemalin ne bok oldugunu
görün...bunlar daha yeni yayinlanan yazilar,eger
yalansa adres orada tekzip edersin.sey birde
liderin osman pamukoglu 1937 olaylarinda
dersimdeki olaylarda vur emrini beton kemalin
verdigini ve oradaki insanlarin zehirli gaz
verilerek öldürüldügünü bir tv pragraminda
söylüyor.iste yunan tohumunun fasistligi bir
kemalist tarafindan aciklaniyor......

Kerem Can Akgün
sen havla seni kayde alan mı var

Kadir Aytaç
aliiiiiiii bıkmadınmı nedir bu düşmanlık
yoruldum sana yazmaktan ya atatürk ne yapmışsa
dorusunu yapmıştır anlıyormusun şimdi
asılacak kesilecek çok kişi var ama yapacak
lider yok eğer öle bişey varsa bile atamızın
vardır bir bildiği

Kadir Aytaç
ha birde atlamadan sende onlardan birisin
asılacak kesilecek dedimya ilk başta sen
varsın hiç kimseye yok bir faydan

Ali Nadir Kurt
Kemalistlerin hitlerden hic bir farki yok oda
beton kemal gibi ömrü asmayinnan kesmeyinnen
gecti....

Ali Nadir Kurt
Ule kadir hep küfürlü yaziyorsun,ben o
küfürleri sana biraz cogaldarak geri iade edeyim
gariii.

Mahmut Yüce
Ali nadir seni Allah'a havale ediyorum. Bu
küfürle ancak kafir olunabilir.

Ali Nadir Kurt
ALLAHA sükür ben kafirlerin fikrini
savunmuyorum.Kafirin arkasindan giden
kafirdir,küfürlerede ben baslamadim,önce senin
gibi beton kemalciler basladi...duydunmu
dede.......

Kadir Aytaç
ali nadir artık çok oluyorsun adi adm kim lan
kafir sen internette yazcana git namaz kıl dua
oku sevap kazan küfür kazanma bu sana benden
tavsiye

Ali Nadir Kurt
Sen o tavsiyelerini kendine sakla,liderin osman
pamukoglu atatürk 1937 de dersimlileri beton
kemal zehirli gaz ile öldürdü diyor..sen
liderinin söylediklerini dinle
KADiRAAAAAAAA.......iste Nazi=Kemalizm........

Ali Nadir Kurt
P açıkça parçalanıyor.Bu, beklenen bir
gelişmeydi, kimsenin şaşırdığını
sanmıyorum.Ama “niye parçalandığı”
konusunda epeyce değişik fikirler çıkacağına
eminim....Bu parçalanmayı, “Önder Bey, Kemal
Bey” diye açıklamaya çalışanlar da
olacaktır, “türban tartışmasına”
bağlayanlar da.Bence parçalanma nedeni bunlardan
çok daha derinde.İzinizle bir soru sorayım.2010
yılında “Atatürk ilke ve inkılaplarına”
bağlı bir parti Türkiye’de hayatiyetini
sürdürebilir mi?Bence, kendini “Atatürk
ilkeleriyle” tarif eden hiçbir partinin yaşama
şansı yok.Bir kere, Atatürk’ün bir ilkesi
yok.Daha doğrusu tek bir ilkesi var,
“demokrasisiz” bir ortamda ülkeyi yönetme
gücünü elinde tutmak.Onun dışında,
Atatürk’ün “tersini” söylemediği bir
sözüne, tersine davranmadığı bir eylemine
kolay kolay rastlayamazsınız.Kendi iktidarına
odaklanmış, fevkalade pragmatist bir liderdi
Atatürk.Kendisinin iktidarda kalmasına yardım
etmiş olan herkesle işbirliğine gitmiş,
ihtiyacı kalmadığında da kendisine yardım
eden herkesi kenara itmiştir.Dindarların
yardımına ihtiyaç duyduğunda Meclis’i camide
dualarla açar.Kürtlerin desteğine ihtiyaç
duyduğunda “savaştan sonra eşit haklar”
için söz verir.Sovyet parası gerektiğinde
komünistlerle iyi geçinir.İttihatçıların
örgütçülüğü işe yaradığında eski
İttihatçıları yanına toplar.Artık ihtiyaç
duymadığında ise dindarları da, komünistleri
de, Kürtleri de, İttihatçıları da ezer
geçer.Siz, ülkeyi tam bir diktatörlükle
yönetmiş birinin “ilkelerine” sahip
çıkarak bu halkla bir “bağ” kurup siyaset
yapabilir misiniz?Ancak “elitist” bir diktayı
destekleyenler, Kürtlere, dindarlara,
komünistlere karşı olan, kimsenin “devletin
resmî görüşü” dışında konuşmasını
istemeyenler size oy verir.Onların da bu
ülkedeki sayısı belli.Üstelik hızla da
azalıyorlar.Yirmi birinci yüzyılın başında,
yirminci yüzyılın başında yaşananları
tekrar etmeye, yüz yıl öncenin ölçüleriyle
kendinize rota çizmeye kalkışırsanız yaşama
şansınız yoktur.Bugün bizzat Atatürk’ün
kendisi gelse bir daha bu ülkede askerî bir
diktatörlük kuramaz, nerede kaldı CHP’nin
bugünkü yöneticileri kursun.“Atatürk
ilkeleri” diye yola çıktığında Atatürk
hakkında yalan söyleyeceksin, resmî tarih
konusunda yalan söyleyeceksin, diktatörlük
hakkında, demokrasi hakkında, din hakkında,
solculuk hakkında, Kürtler hakkında yalan
söyleyeceksin.Bu kadar yalanı, hayatın
böylesine saydamlaştığı bir çağda
sürdürmek mümkün olamaz.Atatürk’ü
kutsayacaksın, devleti kutsayacaksın, orduyu
kutsayacaksın, Kürtlerin hakkını
vermeyeceksin, dindarların hakkını
vermeyeceksin, solcuların hakkını vermeyeceksin
ve siyaset yapacaksın.Parçalanırsın,
atomlarına ayrışırsın.Atatürk’ün
ilkelerine göre hareket edip İskilipli Atıf
Hoca’yı mı asacaksın, Dersim’i mi
bombalayacaksın, Şeyh Sait’i darağacına mı
göndereceksin?Geçen yüzyılın başında
yaşananlar, geçen yüzyılda kaldı.O günlerde
vahşete, baskıya, diktatörlüğe, hukuksuzluğa
karşı çıkacak kimse yoktu.Dünya da zaten
kendi vahşetini yaşıyordu, kimse ayrıca
Türkiye’ye karışmıyordu.Türkiye de, dünya
da değişti.Kürtler kimliklerini, Sünni
dindarlar inanç hürriyetlerini, Aleviler
ibadethanelerinin resmen kabulünü, solcular
düşünce özgürlüklerini istiyor.Atatürk
ilkelerinden hangisi bu istekleri
karşılayabilir?CHP’nin yeni lideri “Kürt”
diyemiyor, başörtülü bir kadın var diye
Çankaya’ya gidemiyor, Alevi olduğu halde
“cemevlerinin” hakkını savunamıyor.Nasıl
siyaset yapacak, halkın taleplerini nasıl
karşılayacak?Atatürk’ün ve CHP’nin
“ilkeleri” 2010 yılının Türkiye’sine
uymuyor, onun için koskoca parti, siyaset
tarihinde eşine az rastlanır biçimde
parçalanıyor.CHP’yi, Önder Bey’le Kemal
Bey’in kavgası değil, hayatın değişen
gerçekleri paramparça ediyor.NOT: Ahmet Altan
bizim tarafımızda (İslami Cenahta) olmasa da
Hakikati görmüştür. Mustafa Kemal
Paşa'nın arka Planını görmüştür.
Bizim Dalkavuk Mustafa Kemal methiyesi düzen
'' SAĞ '' yazarlar bu
ADAM'ın bu hususiyetini, mücadelesini,
korkusuzluğunu örnek

Kadir Aytaç
aliiii atatürk olmasaydı annda olmazdı sende
olmazdın belkide sünnetsiz olurdun neden diye
sorarrsan kesin bir yunn tohumu olurdun atatürk
sayasinde müslüman oldun atatürk müslüman
olmasaydı yunanlılara buyrun derdi sende ......

Mahmut Yüce
ALİ NADİR ATATÜRK CEPHEDE SİZLERİN NAMUSU
İÇİN SAVAŞIRKEN SENİN FİKRİNDEKİLER VATANI
YUNANA PEŞKEŞ ÇEKİYORDU.

Mahmut Yüce
NERENİZİ YIRTARSANIZ YIRTIN EN BÜYÜK TÜRK
ATATÜRK ve KURDUĞU CUMHURİYET VE İLKELERİ
TÜRKİYEMDE KIYAMETE KADAR YAŞAYACAKTIR. BUNDAN
SONRA DA SENİNLE MUHATAP OLMAYACAĞIM VE BU
SAYFAYA GİRMEYECEĞİM.

Kadir Aytaç
ali sakın mahmut beye karşılık verip morelini
bozma eğer ben devam ededceğim dersen senn
anladığın gibi konuşcam senle bukadar insanı
üzmeye hakkın yok kerem gibi davrancam sana
belkide baştan onun gibi davransaydım belkide
bukadar uzun yazamıycaktın

Ali Nadir Kurt
Ya kadiraaaa ben sana ne yaziyorum sen ne cevap
veriyorsun.Tutturmussun atam olmasaydi söyle
olurdun böyle olurdun.Sen atatürkden baska bir
sey bilmiyormusun.Liderin osman bey hakkindaki
söylediklerimden bir sey yaz allah
askina......mahmut bey yasli bir adam ona saygim
sonsuz......

Kadir Aytaç
ali senn işin yokmu bensana herseferinde
cevapmı yazcam böle sen nasıl müslümansın
ben eni çözemedim ben senn gibilere kendine
müslüman derim yoksa gerçekten allaha inanmış
olsan bir insann arkasandan konuşmazsn

Kerem Can Akgün
onun ne işi olabilir köpeklikten başka onun
işi bu birdaha yazmıycam dedm yine yazdım
köpekle köpek oluyoruz

Ali Nadir Kurt
Atatürk olmasaydı ingiliz soyu olurdunuz
diyenler..ATATÜRK kara gözlü, kara
kaşlımıydı...

Ali Nadir Kurt
Körler memleketinde görmek suçtur.Gerçek
Mustafa Kemal'i gerçek bir ATATÜRKÇÜ olan
Can Dündar'dan öğrenin.. Von:MÜCAHİD
CAN DÜNDAR

Kadir Aytaç
ATATÜRKÜ seven kişiler seni neden rahatsız
ediyor ali ATAMIZ bizim için hayatını verdi
sen şimdi ona müslümandı deyildi diye
sorguluyorsun o bizim yaşam kaynağımız o bizim
güç aldığımız kişi onu çok seviyoruz belki
benbunları başkasına söleyemm ama atatürkü
gerçekten seviyorum ve o gelecek hayatını
verirmisin deseler hiç tereddüt etmem verrm ve
benm gibi düşünen arkadaşlar olduğunuda
biliyorum sen bunu anlayamazsın

Ali Nadir Kurt
Paranın Ne önemi var ,Mühim olan Miktarı !
Ata'nın ne önemi var,Mühim olan İmanı !
:))

Kadir Aytaç
bizim öğrenmek gibi derdimiz yok biz biliyoruz
neyin ne olduğunu sen bunu daracık beynnle
anlayamazsın ATAMIZIN bizler için yaptığı
şeyler ortada ve sen yat kalktan başka
yaptığın bişey yok bende sana diyorumki
ATATÜRK MÜSLÜMAN DEYİL DİYORSUN bende sana o
deyilse bende müslman deyilm sen bana et hakareti
ben sana karşılık veririm aliiiiiii ben
müslüman deyilm söle bana sölüyceni nediycen
bana

Kadir Aytaç
imanlı ali bekliyorum imann nasıl bakalım
kıskançlığınzdan ölecek çatlıycaksınız
bak irana git oraya koçum beğenmiyorsun
türkiyeyi atatürk kurdu türkiyeyi ve sen onn
kurduğu ülkede yaşıyorsun

Kadir Aytaç
‎1 para ve imanın kimde olduğunu bilemezsin
ali işte bu senn gerçek yüzünüde ortaya
koyuyor

Kadir Aytaç
ali neoldu bana biey söle müslüman
olmayanlara sölüycen bişey olmalı bekliyorum
hadiiiiiiiiiiiiiiiii

Yılmaz Türk
kardeşlerim biz atatürk ün nasıl biri
olduğunu içimizdeki vatan millet ve allah
sevgisinden biliyoruz siz başkalarının bize
zorla kabul ettirmek istediği konularda
tartışıyorsunuz unutmayın biz türküz
hiristiyanda olsak musevide olsak müslü...manda
olsak allah bizi ıslah etmeye çalışıyor
ıslah olmuş toplumlar ise hangi din mensubu
olursa olsun müslümandır biz her zaman tertip
güzel ahlak üzerine saygıyı sevgiyi şart
koşup yaşamışık biz türküz güçlü
kuvvetli ahlaklı inançlı hakkı hakkı savunan
herkes türktür dünyanın neresindeolursa
olsunhangı milletin mensubu olursa olsun sizi
saygıya davet ediyorum

Canberk Adalan
Ne ararsın ALLAH ile aramda..Sen kimsin ki
orucumu sorarsın?Hakikaten gözün yoksa
haramda,Başı açığa niye türban
sorarsın...Rakı, şarap içiyorsam sana ne.Yoksa
sana bir zararım içerim.İkimiz de gelsek
kıldan köprüyeBen dürüstsem sarhoşken de
geçerim.Esir iken mümkün müdür ibadet?Yatıp
kalkıp Atatürk'e dua et.Senin gibi
dürzülerin yüzünden,Dininden de soğuyacak bu
milletİşgaldeki hali sakın
unutma,Atatürk'e dil uzatma sebepsiz.Sen
anandan yine çıkardın amma,Baban kimdi
bilemezdin şerefsiz...yavşak yavşak
konuşturmayın şu Atatürk düşmanlarını
yokmu buranın admini.

Sende yorum yaz



giriş yap
kayıt ol

Benzer Videolar

#

En Yeni Videolar